Bazen insanlar size öyle kalıplar verir ki kim olduğunuzu unutursunuz.
“Ben kimim?” diye soruyorum kendime. Sonra Soruyu “Ben gerçekten kimim?” diye değiştiriyorum. Ben kimim? sorusu hep başkalarının benimle ilgili kalıplarını getiriyor aklıma. Ama ben gerçekte kim olduğumu arıyorum. “Ben, benim” diyorum. Bu benim için yeterli bir cevap. Başkası için bir totoloji, anlamsız, üstü kapalı bir tanıma dönüşüyor.
İnsanların bana yapıştırıp durdukları tanımların ağırlığını hissediyorum. Sanki tüm o tanımların içini doldurmak zorundayım. Ağırlıkları altında eziliyorum. Sıkılıyorum tanımlardan. Kim olduğumu en çok ben biliyorum ama bu bile kalıcı değil. Ben, sürekli o benden başka bir bene gidiyorum. Sonra yine başka bir bene.. Aslında hep ben oluyorum ama tek tek baktığım da hiç biri ben değil..
insanlara “Ben bu değilim.” demekten yoruluyorum. Asla “Ben buyum” diyemiyorum. Bu değilim biliyorum en azından şuanda..